Karbon ayak izi hesaplama zorunlu mu? Hangi şirketler için, hangi yasaya göre
Karbon ayak izi hesaplama zorunlu mu? Tek cevap yok: MRV tesis, TSRS şirket, CBAM ürün bazlı yükümlülük doğurur. Dördünü ayıran kapsam kontrol listesi burada.
“Karbon ayak izi hesaplamak zorunlu mu?” sorusuna internette iki tür cevap dolaşıyor. Birincisi “evet, artık herkes için zorunlu” diyen ve arkasından danışmanlık satan cevap. İkincisi “hayır, gönüllü” diyen ve şirketi üç yıl geç bırakan cevap. İkisi de yanlış.
Doğru cevap şu: Türkiye’de tek bir “karbon ayak izi zorunluluğu” yok. Birbirinden bağımsız dört ayrı yükümlülük var; her biri farklı bir birimi (tesis, şirket, ürün) muhatap alıyor, farklı bir kurum tarafından yürütülüyor ve farklı eşiklere bağlı. Bir firma bunlardan hiçbirine, birine ya da aynı anda üçüne birden girebilir. Bu yazıda dördünü ayırıyor ve her biri için “ben kapsamda mıyım” kontrolünü veriyoruz.
Dört yükümlülük, dört farklı muhatap
| Yükümlülük | Muhatap | Yürüten | Ne üretmeniz istenir |
|---|---|---|---|
| Sera gazı izleme-raporlama (MRV) | Tesis | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | Doğrulanmış yıllık emisyon raporu |
| Türkiye ETS (İklim Kanunu) | Tesis | Bakanlık / İklim Değişikliği Başkanlığı | Emisyon izni + tahsisat teslimi |
| TSRS sürdürülebilirlik raporlaması | Şirket (konsolide) | KGK | Kapsam 1-2-3 dahil sürdürülebilirlik raporu |
| CBAM (SKDM) | Ürün / sevkiyat | AB Komisyonu — yükümlü AB’deki ithalatçı | Ton başına gömülü emisyon verisi |
Bu ayrımı kaçırmak pahalıya mal oluyor. En sık gördüğümüz hata şu cümlede saklı: “Biz küçük bir firmayız, TSRS eşiğinin çok altındayız, o yüzden karbon hesaplamamıza gerek yok.” Doğru olabilir — ama aynı firma AB’ye çelik profil ihraç ediyorsa, TSRS ile hiç ilgisi olmayan bambaşka bir yükümlülüğün içindedir.
1) Tesis bazlı zorunluluk: MRV
Türkiye’de karbon raporlamasının en eski ve en somut zorunluluğu budur. Dayanak, 17/5/2014 tarihli ve 29003 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmeliktir. Kapsam, yönetmeliğin EK-1 listesinde sayılan faaliyetlerle belirlenir: yakma tesisleri, rafineriler, kok üretimi, demir-çelik, birincil alüminyum, mineral endüstrisi (çimento, kireç, cam, seramik), kâğıt-selüloz ve belirli kimya faaliyetleri.
Kapsamdaki bir tesis için süreç gönüllü bir hesaplama değil, denetlenen bir zincirdir:
- Bakanlıkça onaylı bir izleme planı hazırlanır ve emisyonlar yıl boyunca bu plana göre izlenir.
- Yıllık emisyon raporu akredite bir doğrulayıcı kuruluş tarafından doğrulanır — kendi hesabınız tek başına yeterli değildir.
- Doğrulanmış rapor her yıl 30 Nisan’a kadar Bakanlığa sunulur.
- Tesisler yıllık doğrulanmış emisyona göre kategorilere ayrılır: A (50.000 tCO₂e ve altı), B (50.000–500.000 tCO₂e), C (500.000 tCO₂e üzeri). Kategori, doğrulama yoğunluğunu ve izleme yükümlülüklerinin ağırlığını belirler.
Rapor verilmemesi, süresinde verilmemesi veya doğrulanmamış rapor sunulması 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında idari yaptırıma tabidir. Ceza tutarları her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellendiği için buradaki doğru refleks rakam ezberlemek değil, takvimi kaçırmamaktır.
Kontrol: Tesisinizin faaliyeti EK-1 listesinde mi? Yanıt evetse bu yükümlülük sizin için yıllardır yürürlüktedir ve muhtemelen çevre biriminiz zaten yürütüyordur. Yanıt hayırsa bu başlık sizi bağlamaz.
2) Türkiye ETS: İklim Kanunu ile gelen yeni katman
7552 sayılı İklim Kanunu, 9 Temmuz 2025 tarihli ve 32951 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, Türkiye’nin ilk ulusal karbon fiyatlama mekanizması olan Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) yasal çerçevesini kurdu. Kanunun getirdiği en kritik hüküm, kapsamdaki işletmelerin sera gazı emisyon izni alma zorunluluğudur; kanun bu izin için yürürlük tarihinden itibaren üç yıllık bir geçiş süresi öngörmektedir.
Sistem pilot dönemle başlıyor. Kamuoyuna açılan yönetmelik taslağına göre pilot dönemde kapsam, çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre sektörlerinde yüksek emisyonlu tesislerle sınırlı tutuluyor ve tesislere kıyas (benchmark) esaslı ücretsiz tahsisat veriliyor — yani pilot dönemde amaç para toplamak değil, izleme-raporlama-doğrulama altyapısını ve piyasa mekanizmasını test etmek. Ücretlendirme sonraki uygulama döneminde devreye girecek.
Burada dikkatli olun: ETS yönetmeliği bu satırlar yazılırken taslak aşamasındadır. Kapsam eşiği, tahsisat yöntemi ve tarihler nihai metinde değişebilir. Bu yüzden bir danışmanın size kesin ceza tutarı ve kesin tarih vermesi değil, tesisinizin ölçüm altyapısının hazır olması önemlidir — çünkü hangi versiyonu yayımlanırsa yayımlansın, sistemin girdisi doğrulanabilir tesis verisidir.
Kontrol: Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre veya büyük yakma tesisi işletiyorsanız ve MRV kapsamındaysanız, ETS’ye de girmeniz kuvvetle muhtemeldir. İzleme altyapınızı bugünden pilot dönem şartlarına göre kurun.
3) Şirket bazlı zorunluluk: TSRS
Bu, tesisi değil tüzel kişiyi hedefleyen zorunluluktur. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS 1 ve TSRS 2), IFRS S1/S2 ile uyumlu olarak KGK tarafından yayımlandı ve kapsamdaki şirketlerin Kapsam 1, Kapsam 2 ve ilgili olduğu ölçüde Kapsam 3 emisyonlarını raporlamasını zorunlu kılar. Yani TSRS kapsamındaysanız karbon ayak izi hesaplamak sizin için gerçek anlamda ve doğrudan yasal bir zorunluluktur.
Kapsam iki koldan kuruluyor:
- Büyüklüğe bakılmaksızın doğrudan kapsamda olanlar: BDDK’ya tabi bankalar, SPK’ya tabi halka açık şirketler ve ihraççılar, sermaye piyasası kurumları, sigorta · reasürans · emeklilik şirketleri, finansal kiralama · faktoring · finansman ve varlık yönetim şirketleri.
- Eşik değerleri aşanlar. KGK’nın 16 Ocak 2026 tarihli ve 33139 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kurul Kararı ile eşikler yeniden belirlendi: aktif toplamı 1 milyar TL, yıllık net satış hasılatı 2 milyar TL, çalışan sayısı 500 kişi. Bu ölçütlerden en az ikisinin ard arda iki hesap döneminde aşılması gerekir. Yeni eşikler, 1/1/2025 ve sonrasında başlayan hesap dönemleri için geçerlidir.
Eşiklerin yukarı çekilmiş olması bazı orta ölçekli şirketleri kapsam dışına çıkardı; bu iyi haber gibi görünse de asıl etkiyi gözden kaçırmayın: kapsamdaki büyük şirketler Kapsam 3 raporlaması yapmak zorunda ve Kapsam 3’ün en büyük kalemi satın alınan mal ve hizmetlerdir. Yani onların Kapsam 3’ü, sizin şirketinizin emisyonudur. Eşiğin altında kalan tedarikçi, kapsamdaki müşterisinin veri talebiyle er ya da geç karşılaşır.
Kontrol: Son iki yılın finansallarını açın; aktif toplamı, net satış hasılatı ve ortalama çalışan sayısını yukarıdaki üç eşikle karşılaştırın. İki ölçüt iki yıl üst üste aşıldıysa kapsamdasınız. Sınırdaysanız, büyüme trendinize bakarak bir yıl önceden hazırlanın.
4) Ürün ve ihracat bazlı: CBAM (SKDM)
En çok karıştırılan başlık burasıdır, çünkü CBAM Türkiye mevzuatından doğan bir yükümlülük değildir. Hukuken yükümlü olan taraf, AB’deki ithalatçınızdır; beyanı o verir, sertifikayı o satın alır. Türk üreticinin doğrudan bir beyan yükümlülüğü yoktur.
Ancak pratikte sonuç değişmez. AB’li alıcı, gerçek emisyon verisi olmadan varsayılan değerle beyan vermek zorunda kalır; varsayılan değerler ihtiyatlı seçildiği için genellikle gerçek üretiminizden yüksektir ve fark doğrudan maliyete yansır. Alıcı bu farkı ya sizden veri isteyerek kapatır ya da başka bir tedarikçiye giderek. Dolayısıyla CBAM sizin için yasal değil, ticari bir zorunluluktur — ve etkisi çoğu zaman yasal olandan daha hızlı hissedilir.
Kapsam CN kodu ile tanımlanır ve altı sektörü (demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, hidrojen, elektrik) içerir. Ayrıntılar için GTİP kodları rehberimize, genel çerçeve için CBAM (SKDM) rehberimize bakabilirsiniz.
Kontrol: AB’ye ihracat yapıyor musunuz? Ürününüzün CN kodu kapsam listesinde mi? İkisi de evetse alıcınızdan veri talebi gelmesi an meselesidir.
5) Yasada yazmayan ama en hızlı gelen zorunluluk
Sahada gördüğümüz taleplerin çoğu bu dört başlıktan hiçbirine girmiyor; doğrudan ticari ilişkiden geliyor:
- Zincir müşteri talebi: Otomotiv, beyaz eşya, perakende ve havacılıkta ana sanayi, tedarikçisinden yıllık karbon verisi ve azaltım taahhüdü istiyor.
- Banka ve finansman: Yeşil kredi, sürdürülebilirlik bağlantılı kredi ve bazı ihracat kredilerinde emisyon verisi başvuru şartı hâline geldi.
- İhale şartnameleri: Kamu ve büyük özel sektör ihalelerinde ISO 14064-1 doğrulama belgesi teknik şartnameye giriyor.
- Marka ve platform şartları: Bazı uluslararası alıcılar tedarikçi kaydı için karbon beyanını ön koşul yapıyor.
Bu talepler mevzuattan gelmediği için “zorunlu değil” sanılıyor. Oysa cezası idari para cezası değil, doğrudan sipariş kaybı. Ve bu talep genellikle iki hafta içinde cevap istiyor — hazırlanmak için bir yılınız olmuyor.
Özet karar tablosu: siz neredesiniz?
| Durumunuz | Sonuç |
|---|---|
| EK-1 faaliyeti yürüten tesisim var | MRV zorunlu — doğrulanmış rapor, 30 Nisan |
| Çimento/demir-çelik/alüminyum/gübre, yüksek emisyonlu tesis | MRV + Türkiye ETS pilot dönemi |
| Banka, halka açık şirket, sigorta veya eşikleri aşan büyük şirket | TSRS zorunlu — Kapsam 1-2-3 |
| AB’ye kapsam içi ürün ihraç ediyorum | Yasal yükümlü değilsiniz, veri talebi kesin |
| Büyük bir zincire tedarikçiyim | Sözleşmesel zorunluluk — en hızlı gelen talep |
| Hiçbiri | Bugün zorunlu değil — ama ölçmeye başlamak için en ucuz an |
“Zorunlu değilim” çıktıysa ne yapmalı?
Cevabınız gerçekten hayırsa, para harcamak zorunda değilsiniz. Ama veri toplama düzenini kurmak için bundan iyi bir zaman olmayacak, çünkü maliyeti neredeyse sıfır:
- Faturalarınızı bir yerde biriktirin. Elektrik, doğal gaz, motorin, LPG ve soğutucu gaz dolum kayıtları. Karbon hesabının ham maddesi budur ve geçmişe dönük toplamak her zaman daha pahalıdır.
- Sınırınızı bir kez tanımlayın. Hangi tesisler, hangi araçlar, hangi kiralık alanlar dahil? Sınır tanımı değişince tüm seriler karşılaştırılamaz hâle gelir. Yöntem için kurumsal karbon ayak izi yazımıza bakın.
- Bir baz yıl seçin. Azaltım hedefi de, müşteriye verilecek iyileşme grafiği de baz yıl olmadan anlatılamaz.
- Kaynağınızı kayıt altına alın. Kullandığınız emisyon faktörünün hangi standarttan ve hangi sürümden geldiğini not edin; doğrulayıcı ilk bunu sorar. Referanslar için standartlar ve dayanak bölümüne göz atabilirsiniz.
Sık yapılan üç hata
- Dört yükümlülüğü tek başlık sanmak. “TSRS eşiğinin altındayız” cümlesi CBAM için de MRV için de hiçbir şey ifade etmez.
- Zorunluluğu tarihe bağlamak. “2028’de başlıyormuş, o zaman bakarız” yaklaşımı, ilk raporun genellikle bir önceki yılın verisiyle hazırlandığını atlar. Zorunluluk yürürlüğe girdiğinde ölçmeye başlamak geç kalmaktır.
- Hesabı bir kerelik proje sanmak. Ne MRV ne TSRS ne de müşteri talebi tek seferliktir; hepsi yıllık tekrar eden ve yıllar arası karşılaştırılabilir olması beklenen bir seridir. Bir defalık Excel çalışması ikinci yıl çöker.
Focuskarbon ile
Focuskarbon, bu dört yükümlülüğü ayrı ayrı hesaplamak zorunda kalmayasınız diye tek bir veri tabanı kurar: tesis verinizi bir kez girersiniz, sistem hem kurumsal envanterinizi (Kapsam 1-2-3) hem de ürün başına gömülü emisyonu üretir. Böylece TSRS raporuna giden sayı ile AB’li alıcınıza gönderdiğiniz sayı aynı kaynaktan çıkar — çelişkili iki rapor riski ortadan kalkar. Kapsam dökümünü inceleyebilir veya hesabınızı açıp ilk tesisinizi tartabilirsiniz.